Türkiye’nin Ay Görevi – 4. Ay Bilimsel Çalışma Grubu Çalıştayını Düzce Üniversitesi’nde Gerçekleştirdik

Bu Haberi Paylaş

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) koordinasyonunda yürütülen Ay Araştırma Programı kapsamında düzenlenen “Türkiye’nin Ay Görevi – 4. Ay Bilimsel Çalışma Grubu Çalıştayı”, 10 Haziran 2026 Çarşamba günü Düzce Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Türkiye’nin Ay Görevi kapsamında yürütülen çalışmaların bilimsel ve teknolojik boyutlarının ele alındığı çalıştay; akademisyenler, araştırmacılar, kamu kurumu temsilcileri ve özel sektör paydaşlarını bir araya getirdi. Gün boyu süren etkinlikte uzay teknolojileri, Ay araştırmaları, bilimsel görev yükleri ve gelecekteki iş birliği fırsatları değerlendirildi.

“Ay, Derin Uzay Araştırmaları İçin Bir Operasyon Üssü Olacak”

Açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜBİTAK UZAY Ay Görevi Bilimsel Çalışmalar Koordinatörü Dr. Fahri Öztürk, Ay’ın Güneş Sistemi’nin oluşumuna ve evrimine ışık tutan yaklaşık 4,5 milyar yıllık bir bilimsel arşiv niteliği taşıdığını ifade etti. Ay araştırmalarının yalnızca Ay’a yönelik bilimsel keşifler açısından değil, insanlığın gelecekte gerçekleştireceği diğer derin uzay görevleri için de kritik önem taşıdığına dikkat çeken Öztürk, Ay’ı Mars gibi sonraki derin uzay hedefleri için stratejik bir operasyon üssü olarak değerlendirdi. Türkiye’nin Ay Görevi kapsamında geliştirilen, % 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip uzay aracının ülkemizin uzay teknolojileri alanındaki yetkinliğini ortaya koyduğunu ifade eden Öztürk, bu tür etkinliklerin yeni iş birliklerinin oluşmasına ve bu sayede Ay araştırmaları ekosisteminin güçlenmesine önemli katkılar sağladığını söyledi.

Ay Görevi ile Gelişen Uzay Araştırmaları Ekosistemi

Ardından konuşma yapan TÜBİTAK UZAY Enstitü Müdürü Mehmet Nefes, Türkiye’nin Ay Görevi’nin bir derin uzay görevi olmanın ötesinde; ülkemizin bilimsel, teknolojik ve stratejik kapasitesini ileriye taşıyacak önemli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Uzay alanında yürüttüğümüz çalışmaların farklı disiplinlerden araştırmacıları, mühendisleri ve akademisyenleri ortak bir hedefte buluşturduğunu belirten Nefes, bu sürecin Türkiye’nin giderek güçlenen uzay ekosisteminin gelişimine ivme kazandıracağını; kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki iş birliğini derinleştireceğini ifade etti. Bu kapsamda oluşturulan iş birliklerinin görevin başarısındaki kritik rolüne dikkat çeken Nefes, Ay Görevi’nin genç nesillere ilham verecek, bilim ve teknoloji alanlarına olan ilgiyi artıracak bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Projedeki yazılımların tamamının yerli olduğunu belirten Nefes, altı görev yükünden üçünün yerli; diğerlerinin ise verileri ortak kullanılacak şekilde uluslararası katkılarla geliştirildiğini ifade ederek projenin genel anlamda ulusal ve uluslararası iş birliğine açık olduğunu vurguladı.

600 Yıllık Bir Hayalin İzinde: Ali Kuşçu Keşif ve Haritalama Hedefleri

Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı, araştırma altyapısı ve kararlı vizyon sayesinde uzay alanında daha iddialı hedeflere ulaşabileceğini belirten Nefes, geliştirilen 3,5 tonluk Ay uzay aracının ülkemiz için bir ilk olduğunu söyledi. Uzay aracının 2027 yılı içinde Ay yolculuğuna başlayacağını ifade eden Nefes, Türkiye’nin Ay etrafında nitelikli bilimsel ve teknolojik operasyonlar gerçekleştirecek sayılı ülkeler arasına katılacağını ifade etti. Bayrağında ay ve yıldız taşıyan, İstiklal Marşı’nda “nazlı” ve “şanlı” hilâle yer veren bir millet olduğumuzu söyleyen Nefes, Türkiye’nin Ay Görevi’nin tarihsel ve kültürel bir anlam taşıdığına dikkat çekti.

Nefes, Ay Görevi kapsamındaki bilim, keşif ve haritalama hedeflerine “Ali Kuşçu Keşif ve Haritalama Hedefleri” adının verildiğini belirtti. Yaklaşık 600 yıl önce Ay’ın yörüngesel hareketlerini inceleyerek astronomiye ciddi katkılarda bulunan Ali Kuşçu’nun mirasının, bu sayede uzaya taşınmış olacağını ifade etti. Çalışmalar kapsamında Ay’ın yüzey özellikleri, su varlığı ve yerel manyetik alanlarına ilişkin bilimsel verilerin elde edileceğini açıklayan Nefes; bu görevin ülkemizin uluslararası görünürlüğünü artıracağını, yerli uzay ekosistemini güçlendireceğini ve gelecekteki derin uzay çalışmalarının önünü açacak kıymetli bir kilometre taşı olduğunu vurguladı.

Üniversitelerden Millî Uzay Programına Katkı

Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise üniversitelerin Millî Uzay Programı hedeflerine katkı sağlayacak bilgi üretimi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesindeki önemine değindi. Türkiye’nin Ay Görevi hedeflerine yönelik böyle önemli bir çalıştaya Düzce Üniversitesi olarak ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını dile getiren Sözbir, uzay bilimleri ve teknolojileri alanında yürütülen çalışmaların üniversiteler için önemli araştırma fırsatları sunduğunu belirtti. TÜBİTAK UZAY ve ülkemizin uzay alanındaki öncü kurumlarıyla birlikte geliştirilen GEZGİN-1 Yer Gözlem Uydusu Projesi’ne de değinen Sözbir, bu tür projelerin üniversitelerin ulusal uzay ekosistemine etkin şekilde dâhil olmasının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Genç araştırmacıların bu alanlara yönlendirilmesinin ülkemizin gelecekteki bilimsel ve teknolojik hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Sözbir, Ay araştırmalarına yönelik akademik çalışmaların giderek artmasının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Sözbir son olarak, Düzce Üniversitesi’nin bu süreçte aktif rol üstlenme, bilimsel araştırmalar ve ulusal projeler aracılığıyla Türkiye’nin uzay vizyonuna katkı sunma kararlılığını vurguladı.

Alper Gezeravcı: “Türkiye’nin Ay Görevi Gelecek Nesillere İlham Verecek”

Ülkemizin ilk astronotu Alper Gezeravcı ise uzay görevlerinin mühendislik ve teknolojinin ötesinde, bilimsel araştırmalar ve insan kaynağı gelişimi açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Türkiye’nin uzay hedeflerine ulaşmasında genç araştırmacıların ve bilim insanlarının belirleyici rol üstleneceğini vurgulayan Gezeravcı, Türk milletinin kendisine hedef olarak koyduğu her alanda başarılı olabilecek bilgi birikimi, azim ve kabiliyete sahip olduğunu ifade etti. Son yıllarda hayata geçirilen uzay projelerinin bunun en somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Gezeravcı, Ay Görevi’nin TÜBİTAK UZAY koordinasyonunda kararlılıkla ilerlediğini ve dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu Ay görevi gerçekleştirme iradesinin Türkiye açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Uzay Limanı Projesi’nin de ülkemizin uzaydaki bağımsızlığını ve rekabet gücünü artıracağını ifade eden Gezeravcı, Ay Görevi’ni Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesini ortaya koyacak, gelecek nesillere ilham ve özgüven kaynağı olacak, uzay alanındaki iddiasını daha da güçlendirecek önemli bir kilometre taşı olarak nitelendirdi.

Millî Uzay Programı Kapsamında Türkiye’nin Ay Görevi

Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Uzay Ajansı Uzay Sistemleri, Misyonları ve Teknolojileri Daire Başkanı Bayram Yıldız, Türkiye’nin Ay Görevi gibi Millî Uzay Programı kapsamında yürütülen çalışmaları aktardı. Yıldız, 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin (IAC 2026) 5–9 Ekim 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde, Antalya’da yapılacağını duyururken kongrenin, Türkiye’nin uzay alanındaki yetkinliklerini uluslararası kamuoyuna tanıtmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunacağını vurguladı.

Türkiye’nin İlk Derin Uzay Görevinin Mimarisi

Ay Araştırma Programı Proje Yöneticisi Dr. Burak Yağlıoğlu ise sunumunda Türkiye’nin Ay Görevi kapsamında yürütülen teknik ve bilimsel çalışmalara ilişkin detaylı bilgiler paylaştı. Ay’ın bilim dünyası açısından taşıdığı öneme değinen Yağlıoğlu, görev kapsamında yerel manyetik alanların incelenmesi, Ay’ın yüzey özellikleri ve radyasyon ortamına ilişkin verilerin elde edilmesi gibi temel bilimsel hedeflere katkı sağlarken Ay’daki muhtemel su kaynaklarının araştırılmasıyla Dünyanın ilk Ay su döngüsü gözlemevi olmaya aday olduğumuzu ifade etti.

Türkiye’nin Ay Görevi’nin görev mimarisi ile birlikte teknolojik ve bilimsel hedeflerini aktaran Yağlıoğlu geliştirilen uzay aracının mevcut durumu, görev operasyonları ve bilimsel görev yüklerine ilişkin bilgiler paylaştı. Görev kapsamında elde edilecek verilerin ulusal ve uluslararası bilim camiası için önemli çıktılar üreteceğini ifade eden Yağlıoğlu, Türkiye’nin ilk derin uzay görevi olan bu projenin teknolojik yetkinliklerimizi artırmakla kalmayıp yeni bilimsel keşiflere zemin hazırlayacağını ve gelecekte gerçekleştirilecek derin uzay görevleri için önemli bir bilgi birikimi oluşturacağını vurguladı. Çalışmaların tamamlanması hâlinde Türkiye’nin Ay’da varlık gösteren dokuz ülkeden biri olacağını belirten Yağlıoğlu, projede DeltaV Uzay Teknolojileri A.Ş. tarafından geliştirilen hibrit itki sistemi dışındaki tüm sorumlulukların TÜBİTAK UZAY tarafından üstlenildiğini belirtti.

Ay Görevi Bilimsel Görev Yükleri

Sonraki oturumlarda, Türkiye’nin Ay Görevi kapsamında geliştirilmekte olan bilimsel görev yüklerine ilişkin güncel çalışmalar paylaşıldı. TÜBİTAK UZAY araştırmacılarından Burak Karagözoğlu Ay Nötr Parçacık Teleskobu (LNT) ve Radyasyon Kalorimetresi, Sena Nur Çalışkan Yüksek Çözünürlüklü Ay Radyometresi (LNR) ile Dozimetre görev yükü, Dr. Zeynep Nilüfer Öztürk ise görüntüleme görev yükleri hakkında sunum gerçekleştirdi.

Akademik ve Sektörel Katkılar

Sonraki oturumlarda, farklı kurum ve üniversitelerden gelen araştırmacılar Ay bilimleri ve uzay teknolojileri alanındaki çalışmalarını ve önerilerini paylaştı. Sunumlar kapsamında Dr. Cihan Taştan, DNA veri depolama sistemlerinin mikrogravite ve kozmik radyasyon koşulları altındaki dayanıklılığını aktarırken; Prof. Dr. Mehmet Ali Gülgün adına katılan Dr. Ahmet Eymen Akşener Ay regoliti çalışmalarını, Doç. Dr. Ersin Söken ise Ay yüzeyindeki robotik araştırmaları ve CHERI Projesi’ni katılımcılarla paylaştı. PUURA Uzay Kurucusu Mehmet Batuhan Kaya itki sistemleri, TURKUZAYSAN Kurucusu Emre Aklan iniş test araçları, Final Proximity Kurucusu Ömer Burak İskender ise iniş görevlerinde kritik rol oynayan güdüm ve kontrol algoritmaları hakkında sunum yaptı. Küresel ölçekteki gelişmelerin de geniş yer bulduğu oturumda; POLIMAK Genel Müdürü Süleyman Salihler Avrupa ve Amerika merkezli uzay kaynakları üzerine yürütülen çalışmaları özetlerken, Doç. Dr. Mustafa Helvacı Ay albedosunun ölçülmesine yönelik uzay tabanlı otonom fotometrik ölçüm sistemini tanıttı. Oturum, Yağmur Arzum Kaya’nın Ay görevleri için önem taşıyan iniş yeri seçimi sunumu ile tamamlandı. Türkiye’nin Ay Görevi doğrultusunda yürütülen bilimsel faaliyetlerin değerlendirilmesine ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayan çalıştay, katılımcıların görüş ve önerilerinin paylaşılmasının ardından sona erdi.

Bu çıktılar ışığında, TÜBİTAK UZAY olarak, Ay Araştırma Programı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla, ülkemizin Millî Uzay Programı hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak bilimsel ve teknolojik yetkinlikleri geliştirmeye, ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam edeceğiz.

Soru ve önerileriniz içinİletişime Geçin

En Yeniler